Darvin Teorisinin Sırrı çözüldü :)

netci bu yazıyı 07/05 2007 tarihinde, saat 07:03 Sularında yazmış..

31 Responses to “Darvin Teorisinin Sırrı çözüldü :)”

1
Anonymity 07/06 2007, 09:24 Say:[Reply]

Darwin Teorisi gerçektir. Harun Yahya'nın palavralarına inanmayın. Alın biraz kitap okuyun.

2
alimon 01/09 2008, 03:44 Say:

arkadaşım demekki sen ateistsin tut başı kaşı başı

3
selma 09/10 2007, 04:42 Say:[Reply]

gerçek değildir kur!an buna ispattır

4
selman 09/10 2007, 05:04 Say:[Reply]

kitap okuyoruz sen oku

5
murat 09/24 2007, 05:25 Say:[Reply]

ben iice araştırdığıma inanarak yanlış bişiy olduğuna vardım selma arkadaşımızın dediği gibi Kuran bunun delili

6
anarchistt 10/14 2007, 03:48 Say:[Reply]

müslümanlıkla celisen bi yanı yoktur darwin teorisi gercektir .. tanrı insanları bir evrimle yaratmıstır.

7
asd 12/01 2007, 23:02 Say:[Reply]

美女,成人图片,少妇,做爱,裸体美女

8
dewilhaxan 12/21 2007, 23:01 Say:[Reply]

darwin teorisi gerçektir kabullenmek zor geliyor size bu çünkü hayvanla aynı sınıfta görülmek hoşunuza gitmiyor ama bazı insanlar varki hayvanlar o insanlardan çok üstün

9
yusuf 12/28 2007, 17:35 Say:[Reply]

bu siteyi çok beğendim

10
yusuf 12/28 2007, 17:35 Say:[Reply]

bu siteyi çok beğendim

11
yasemin 01/29 2008, 08:05 Say:[Reply]

DARWİN TEORİSİ GERÇEKTİR dewilhaxan DOĞRU SÖYLÜYOR HAYVANLARLA AYNI SIFATTA OLMAK HOŞUNUZA GİTMİYOR AMA İNSAN BİRAZ MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ DENERSE BİRAZ MANTIĞINIZI KURCALARSANIZ DARWİN TEORİSİNİN GERÇEK OLDUĞUNU ANLARSINIZ BİLİMLE DİNİ KARIŞTIRMAYIN EĞER DİNİNİZE SAHİP ÇIKMAK İSTİYORSANIZ BİLİMLEDE UĞRAŞIN DARWİN TEORİSİNİN HAKSIZ OLDUĞUNU SÖYLEYİP SAÇMALAMAYIN LÜTFEN BİRAZ ADAM GİBİ DÜŞÜNEREK KONUŞUN AYRICA DARWİN TEORİSİ İNSANLAR MAYMUNDAN GELDİ DEMİYOR BİRAZDA DİKKATLİ OLURSANIZ GÖRÜRSÜNÜZ İNSAN İLE MAYMUNUN ATASI AYNIDIR DİYOR DİKKATLİ OLAN KİŞİ BUNU GÖRÜR AYRICA DİNİNİ KORUYAN DİNİNE SADIK KALAN KİŞİLERDE BÖYLE OLAYLARA KUR'UN'I KARIŞTIRMAZ SAÇMALAMADAN KONUŞUN LÜTFEN

12
ömer 02/05 2008, 21:02 Say:[Reply]

darwin teorisi her hangi bir gerçekçiliğe dayanmıyor eğer türlerin kökeni adlı kitabında bu teorinin zorluklarından bahsetmiştir orda bazı şeyler gelişlen bilimle açıklanacağını savunmuştur ama gelişen bilim bunun hep aksi yönde hareket etmiştir. Buna örnek Darwin teorisini ortaya attığında özellikle fosil bilimciler ona karşı çıkmışlardı. Çünkü Darwin'in varsaydığı "ara-geçiş formları"nın gerçekte hiçbir zaman yaşanmadığı gerçekti. Darwin ise bu sorunun yeni fosil bulgularıyla aşılacağını umut ediyordu. Oysa aksine, paleontoloji, Darwin'in teorisini her geçen gün biraz daha yalanladı.Darwin evrim iddaalrını ne bir deneye nede bir bilimsel gerçekçiliğe dayanarak söylemiştir sadece yüzeysel olarak bunda bu sonuca ulaşmıştır.Eğer bilimde teori atarsanız onu ispatlamalısınız ki teori kanun olur eğer o teori çürütülürse yeniden hipotez kurulur Darwin teorisi 1856 dan beri bilim dünyasını meşgul etmiştir ama bu sadece teoride kalıp bilimsel olarakta çürütülmüştür.Halan çeşitli ideolojik saplantılar içinde bulunan kişi ve kurumlar bunu desteklemektedir.Eğer Darwin teorisi doğru olsaydı bu ispatlanırdı ama Darwin teorisi çürütülmüştür ve geçen hergün bu daha da kesinleşmektedir.Düşünen her insan bunun farkındadır!..

13
Ebru 02/07 2008, 20:18 Say:[Reply]

Darwin prensip değil çürütülmüş teori olarak kalmış üstelik darwin de ölüm döşeğinde bunu bir nevi itiraf etmiştir.Darwin ölüm döşeğinde "Ben her organın evrimini açıklarım fakat göz ün evrimini açıklayamam" demiştir. Üstelik eğer maymundan geldiğsek şu anda ki maymunlar ne oluyor? Darvin çok katı katolik bir aileden geldiği için bir yaratıcıyı kabullunmemiştir bu yüzden böyle bir teoriyi ortaya atmıştır. Kur-an dada böyle bir şeye yer yoktur!!!

14
yasemin 02/20 2008, 05:23 Say:[Reply]

DARWİN TEORİSİ BUGÜN HALA ÇÜRÜTÜLMEMİŞTİR BAZI GELİŞMİŞ ÜLKELERDE AIDS GİBİ HASTALIKLARA ÇÖZÜM ARANIRKEN EVRİM TEORİSİNDEN FAYDALANIYOR FAKAT BAZI ÜLKELERDEDE HALA İNSAN-MAYMUN TARTIŞMASI YAPILIYOR BİRAZDA BİLİM HABERLERİNİ TAKİP EDERSENİZ ARA GEÇİŞ FORMUNA ÖRNEK FOSİLLER BULUNDUĞUNU GÖRÜRSÜNÜZ AYRICA DARWİNİN GÖRÜŞÜ EN BAŞTA TEORİDİR YANİ NE KESİN DOĞRUDUR NEDE KESİN YANLIŞ TEORİ KANITLANMIŞ DOĞRULANMIŞ HİPOTEZDİR YILLARCADA HALA DAHA TEORİ OLARAK GEÇERLİLİĞNİ SÜRDÜRMEKTE AMA HİÇ KİMSE EVRİM TEORİSİNE KESİN DOĞRU YADA KESİN YANLIŞ DİYEMEZ AYRICA EVRİM TEORİSİ BİZE İNSAN MAYMUNDAN GELMİŞTİR DEMİYOR İNSAN İLE MAYMUNUN ATASI AYNIDIR DİYOR...BİLİM SİTELERİNE GİRİPTE BİR GÖZ ATARSANIZ DAHA İYİ ANLARSINIZ!

15
yasemin 02/20 2008, 05:28 Say:[Reply]

AYRICA ASLA DİNLE BİLİMİ KARIŞTIRMAYIN BURDA ZATEN DARWİN TEORİSİNE İNANMA GİBİ Bİ DURUM OLAMAZ ÇÜNKÜ DARWİN GÖRÜŞÜ YANİ EVRİM TEORİSİ NE BİR DİNDİR NE DE KESİN DOĞRU OLAN BİR OLAYDIR BURDA TARAFSIZLIK SÖZ KONUSUDUR DARWİN TEORİSİNİ SAVUNAN KİŞİDE ASLA DİNSİZ DEĞİLDİR O KİŞİNİN KENDİ SEÇİMİ BİLİMLE UĞRAŞMAKTA DİNSİZLİK OLAMAZ...

16
yasemin 02/21 2008, 22:58 Say:[Reply]

arkadaşlar o darwin e maymun oğlu maymun desek alınır SAÇMALIK ORTADA:))))

17
genard 04/22 2008, 06:07 Say:[Reply]

yasemin arkadaşa cevap vermek istiyorum; yasemin diyosun ki darwin insanların maymundan geldiğini söylemiyor sadece insanlarla maymunların atalarının aynı olduğunu savunuyor diyorsun ve birde insanlara bunları biraz araştırın okuyun diyorsun bende senin okumanı tavsiye etmiyorum ben senin sadece yazdıklarını güzelce bir okuyup acaba ben ne yazdım, bu yazdığımla ne demek istiyorum, yazdıklaklarını bir oku mantıklı ol. insanların maymundan gelmesiyle , insanların ve maymunların atalarının aynı olması cümlelerinin çıktığı sonuç aynı be arkadaşım biraz mantıklı ol.(ve de düşünerek yaz yazılarını).

18
MÜSLÜMAN GÖKHAN 04/22 2008, 08:49 Say:[Reply]

Allah sonduz bir yaratıcıdır.kuran da onun kitabıdır.Allah bütün gerçekleri kuranda bulundurmultur.insanın yartılışını da ayetlerde açıklamıştır.ilk insan hz. adem çamurdan sonrakiler de su damlasının anne karnında gelişmesiyle var olmuşlardır.Darwin(hayvan oğlu hayvan) denilen sözde bilim insanının ortaya attığı allahı yalanlarcasına teori tamamen asılsızdır.Günümüzdeki bilimsel verilerde bunu göstermektedir.Ancek geri kadalı kalmış ve düşünmeye zekası yetmeyenler bunu söyleyebilirler.sevgili din kardeşlerim ne olur siz bunlara inanmayın.doğru yol olan İSLAMa gelin ateist olmayın.kendinize hayvan demeyin.Şu ayetleri de sakın unutmayın.LÜTFEN OKUYUN!!!!
ni Rabbin meleklere muhakkak ben yeryüzünde bir halife (bir insan, Adem) yaratacağım" demişti (Bakara 30).

"And olsun biz insanı kuru bir çamurdan suretlenmîş balçıktan yarattık" (Hicr 26).
"O insanı (Ademi) bardak gibi (çınlayan) kupkuru bir balçıktan yarattı (Rahman 14)

"Yaratılışta kendileri mi daha kuvvetli yoksa bizim yarattıklarımız mı?Hakikat bizonları cıvık bir çamurdan yarattık" (Saffat 11)

"Ki o, yarattığı herşeyi güzel yapan, insanı (Âdemi) yaratmaya da çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"And olsun biz insanı (Âdemi) çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yarattık" (Mü'minun 12)

"O,sîzi çamurdan yaratan sonra ölüm zamanını takdir edendir" (Enam 2).
"Sizi (aslınızı) ondan (topraktan) yarattık" (...... 55)

"Sizi bir topraktan yaratmış olması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa yayılır) bir beşer_oldunuz" (Rum 20)

"... İblis dedi: Ben bir çamur olarak yarattığın kişiye secde eder miyim" (İsra 61, Araf 12, Sâd 76)

Bu âyetler özetlenecek olursa, "Âdem çamurdan yaratılmıştır" (İsra 61, Araf 12, Sad76, Secde 7),

'Âdem cıvık çamurdan yaratılmıştır" (Saffat 11)
"Âdem çamurdan süzülmüş bir hulâsadan yaratılmıştır" (Mü’minun 12)
"Âdem kuru çamurdan suretlenmiş balçıktan yaratılmıştır" (Hicr 27, Rahman 4). (3).

Adem (yerden çıkmış varlık) edim (yeryüzü, toprak) anlamında İbranice bir kelimeden gelmektedir, Âdem'in çamurdan, yani toprağın su İle karışımından yaratıldığı, daha açık bîr ifade ile kuru çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yaratılıp ilâhi ruhtan üflendikten sonra canlandığı beyan ediliyor:

"Ki o yarattığı her şeyi güzel yapan, insanı (Âdem'i) yaratmaya çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"Sonra onu (Âdem'i) düzeltip tamamladı, içine ruhundan üfürdü, sizin İçin kulaklar, gözler, gönüller yarattı" (Secde 9) (3).

19
Gökhan ÜÇÜNCÜ 04/22 2008, 08:51 Say:[Reply]

Allah sonduz bir yaratıcıdır.kuran da onun kitabıdır.Allah bütün gerçekleri kuranda bulundurmultur.insanın yartılışını da ayetlerde açıklamıştır.ilk insan hz. adem çamurdan sonrakiler de su damlasının anne karnında gelişmesiyle var olmuşlardır.Darwin(hayvan oğlu hayvan) denilen sözde bilim insanının ortaya attığı allahı yalanlarcasına teori tamamen asılsızdır.Günümüzdeki bilimsel verilerde bunu göstermektedir.Ancek geri kadalı kalmış ve düşünmeye zekası yetmeyenler bunu söyleyebilirler.sevgili din kardeşlerim ne olur siz bunlara inanmayın.doğru yol olan İSLAMa gelin ateist olmayın.kendinize hayvan demeyin.Şu ayetleri de sakın unutmayın.LÜTFEN OKUYUN!!!!
ni Rabbin meleklere muhakkak ben yeryüzünde bir halife (bir insan, Adem) yaratacağım" demişti (Bakara 30).

"And olsun biz insanı kuru bir çamurdan suretlenmîş balçıktan yarattık" (Hicr 26).
"O insanı (Ademi) bardak gibi (çınlayan) kupkuru bir balçıktan yarattı (Rahman 14)

"Yaratılışta kendileri mi daha kuvvetli yoksa bizim yarattıklarımız mı?Hakikat bizonları cıvık bir çamurdan yarattık" (Saffat 11)

"Ki o, yarattığı herşeyi güzel yapan, insanı (Âdemi) yaratmaya da çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"And olsun biz insanı (Âdemi) çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yarattık" (Mü'minun 12)

"O,sîzi çamurdan yaratan sonra ölüm zamanını takdir edendir" (Enam 2).
"Sizi (aslınızı) ondan (topraktan) yarattık" (...... 55)

"Sizi bir topraktan yaratmış olması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa yayılır) bir beşer_oldunuz" (Rum 20)

"... İblis dedi: Ben bir çamur olarak yarattığın kişiye secde eder miyim" (İsra 61, Araf 12, Sâd 76)

Bu âyetler özetlenecek olursa, "Âdem çamurdan yaratılmıştır" (İsra 61, Araf 12, Sad76, Secde 7),

'Âdem cıvık çamurdan yaratılmıştır" (Saffat 11)
"Âdem çamurdan süzülmüş bir hulâsadan yaratılmıştır" (Mü’minun 12)
"Âdem kuru çamurdan suretlenmiş balçıktan yaratılmıştır" (Hicr 27, Rahman 4). (3).

Adem (yerden çıkmış varlık) edim (yeryüzü, toprak) anlamında İbranice bir kelimeden gelmektedir, Âdem'in çamurdan, yani toprağın su İle karışımından yaratıldığı, daha açık bîr ifade ile kuru çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yaratılıp ilâhi ruhtan üflendikten sonra canlandığı beyan ediliyor:

"Ki o yarattığı her şeyi güzel yapan, insanı (Âdem'i) yaratmaya çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"Sonra onu (Âdem'i) düzeltip tamamladı, içine ruhundan üfürdü, sizin İçin kulaklar, gözler, gönüller yarattı" (Secde 9) (3).

20
Gökhan ÜÇÜNCÜ 04/22 2008, 08:51 Say:[Reply]

Yakın istikbâlde bile halli imkânsız bazı meselelere, bilimsellik maskesi altında yakıştırılan "yapmacık çözümler" maalesef teori olmak vasfını bile kaybetmiş olmasına rağmen, günümüzde birer gerçekmiş gibi telkin edildi ve böylece ilim adına bir sürü "dogma"lar icad edildi. Bunlardan en meşhuru da evrim teorisidir. Bu "yüz yamalı bohça'nın çoktan ilim çevrelerinde iflası ilân edilmiştir. Fakat yerine konulmak istenilenler de tatmin edici bir yaratılış modeli olamamıştır. Bunun sebebi de, yaratılış mevzuunda batlıların dayandıkları kaynaklanan aslı kaybolmuş muharref dînî metinler olmasıdır. Bu yazı ise, orijinalitesini muhafaza eden Kur'ân gibi bir kaynağa dayanılarak yazılmıştır. Bu bakımdan hem ilk insanın yaradılışı, hem de anne karnındaki yaratılış safhaları, âyetler ve ilmî gerçekler açısından ele alınırken, şaşırtıcı beraberliklerin tesbiti, araştırıcı ruhlar için düşündürücüdür.

Evet ilâhi mesaj, insanın ve bütün canlıların, su ve topraktan yaratıldığını ifade ederken bakıyoruz ki, gerçekten canlıların esas maddesini teşkil eden nesneler, toprakta ve suda bulunan elementlerden ibarettir. Bilhassa insan organizmasının % 30'unun organik (katı) madde, % 70'nin sudan olduğu ilmen tesbit edilmiştir.

Anne karnındaki teşekkülü, Kur'an-ı Kerim'in ele alışı, ilim adamlarını hayret ve hayranlığa sevk edecek derecede, bu günkü ilmî tesbitlerle aynen uyuşmaktadır. Bilhassa erkeklik ve dişilik faktörünün erkek menisine (sperme) ait olduğunu ifade eden Kıyâme Suresinin âyetleri fevkalâde dikkat çekici bir hüviyet taşımaktadır. Bu çeşit araştırmaların artması, Keith Moore gibi gerçek ilim adamlarına hep şunları söylettirecektir; "Ayet ve hadislerin, ilmî gelişmeler konusundaki açıklamalarını bilgimin artması ile daha iyi değerlendireceğimi hissediyorum. Din ile ilim arasındaki yıllar boyu bırakılan mesafenin Kur'ân ve hadislerin ışığı altında kapatılacağına inanıyorum."
Çağımızda insanların çoğu "bilimsel" adı altında takdim edilen pek çok şeyin gerçeğin ta kendisi olduğunu kabul etmek temayülünde bulunuyor. Böylece insan çok defa "çağdaş insan" ya da "çağdaş düşünce sahibi" olarak kabul ediliyor ve itibar görüyor. Halbuki "bilimsel" olarak takdim edilen konuların birçoğu nazariyelerden ibarettir; hatta bunların bazısı bilimin çözemediği ve istikbâlde çözemeyeceği meseleler olarak gözüküyor. Böylece çağımızda bilim adına bilimde "reddetmek; aksine kendi icad ettikleri varsayımlara İtibar etmek gibi bir tezadın içine düştükleri görülüyor. İşte Darwin nazariyesi bu konulardan biridir. Halbuki insaflı hatta ilmî mantığa uygun olarak en az ilmî hipotezler kadar inanç esasına dayalı naslar da dikkate alındığı takdirde, hem bilimin gelişmesine hem de tefekkür hayatımızda yeni ufukların açılmasına sebep olabiliriz.

İnsanın yaratılışı hakkındaki "bilimsel" hipotez, tabiî seleksiyonla basit bir türden yüksek yapılı organizmaların teşekkül ettiği, neticede maymundan İnsanın geliştiği görüşüdür.Son günlerde ise Havva annemizin zenci olduğu, şempanzenin insandan türediği hipotezi ortaya atıldı. Halbuki Kurân-ı Kerim insanın insan olarak yaratıldığını bütün insanların Adem'den türediğini bildiriyor.

Gerçekten Kurân-ı Kerim'de sadece insanın yaradılışı gibi biolojik değil, hukukî, ahlakî, sosyal ve ekonomik konular yanında astronomi, jeoloji, botanik, zooloji ve tıp gibi çeşitli bilim dallarına dair bilgiler görüyoruz. Tıp bilimlerine dair konular oldukça önemli bir yer tutuyor (1). Pek çok kimse bir din kitabında bilimle ilgili bu gibi konuların bulunmasını, bunların incelenmesini, "bilimsel" veri ve hipotezlerle karşılaştırılmasını tuhaf bulabilir. Bu düşünce tarzı bile batılı bilim adamlarından intikal etmiştir. Batılı bilim adamları bilim ve din ilişkisinden bahsederken çok defa sadece hristiyanlık ve yahudiliği göz önüne alır, katiyen İslâm'ı nazar-ı itibare almazlar. Batıdaki bu yanlış değerlendirme bazen bilgisizlik; fakat çok defa orientalistlerin kıskanç ve kasıtlı aleyhtarlıklarından ileri gelmektedir (2). Son yıllarda batılı bilim adamlarının İslâm'ı doğru değerlendirmeye; hatta batılı entelektüeller arasında İslâm'ı seçenlerin dikkati çekecek derecede çoğalmaya başladığını söylemeliyiz.

Kurân-ı Kerim'e göre insanın yaradılışını iki bölümde inceleyebiliriz. Hz. Adem' jn yaratılışı. Anne rahminde insan yavrusunun yaratılışı. Birinciye Havva annemizin, ikinciye Hz.İsa (a.s.)'nın yaratılışı ilave edilmelidir.

Hz. Âdem'in (a.s.) yaratılışına dair Kuran ayetleri şu mealdedir (3):

"Hani Rabbin meleklere muhakkak ben yeryüzünde bir halife (bir insan, Adem) yaratacağım" demişti (Bakara 30).

"And olsun biz insanı kuru bir çamurdan suretlenmîş balçıktan yarattık" (Hicr 26).
"O insanı (Ademi) bardak gibi (çınlayan) kupkuru bir balçıktan yarattı (Rahman 14)

"Yaratılışta kendileri mi daha kuvvetli yoksa bizim yarattıklarımız mı?Hakikat bizonları cıvık bir çamurdan yarattık" (Saffat 11)

"Ki o, yarattığı herşeyi güzel yapan, insanı (Âdemi) yaratmaya da çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"And olsun biz insanı (Âdemi) çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yarattık" (Mü'minun 12)

"O,sîzi çamurdan yaratan sonra ölüm zamanını takdir edendir" (Enam 2).
"Sizi (aslınızı) ondan (topraktan) yarattık" (...... 55)

"Sizi bir topraktan yaratmış olması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa yayılır) bir beşer_oldunuz" (Rum 20)

"... İblis dedi: Ben bir çamur olarak yarattığın kişiye secde eder miyim" (İsra 61, Araf 12, Sâd 76)

Bu âyetler özetlenecek olursa, "Âdem çamurdan yaratılmıştır" (İsra 61, Araf 12, Sad76, Secde 7),

'Âdem cıvık çamurdan yaratılmıştır" (Saffat 11)
"Âdem çamurdan süzülmüş bir hulâsadan yaratılmıştır" (Mü’minun 12)
"Âdem kuru çamurdan suretlenmiş balçıktan yaratılmıştır" (Hicr 27, Rahman 4). (3).

Adem (yerden çıkmış varlık) edim (yeryüzü, toprak) anlamında İbranice bir kelimeden gelmektedir, Âdem'in çamurdan, yani toprağın su İle karışımından yaratıldığı, daha açık bîr ifade ile kuru çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yaratılıp ilâhi ruhtan üflendikten sonra canlandığı beyan ediliyor:

"Ki o yarattığı her şeyi güzel yapan, insanı (Âdem'i) yaratmaya çamurdan başlayandır" (Secde 7)

"Sonra onu (Âdem'i) düzeltip tamamladı, içine ruhundan üfürdü, sizin İçin kulaklar, gözler, gönüller yarattı" (Secde 9) (3).

Gerçekten sadece insanın değil tüm canlıların yapısını teşkil eden esas maddenin topraktaki elementler ve sudan ibaret olduğu özellikle insan organizmasının % 30'nun inorganik ve organik (katı) madde, % 70'nin sudan ibaret olduğu bilinmektedir. Bu terkip göz önüne alınırsa insan organizması suyu galip bir yapı gösteriyor. Hayatı su veriyor. Keza bitkiler, hayvanlar ve herşey topraktan geliyor, tekrar ona dönüyor ve toprak oluyor.

Elmalılı Hamdi tefrişinde Hz. Âdem'in çamurdan çıkarılan bir hulâsadan, yani önce çamurdan istifa (temiz olanı seçme) ile ayrılan bir hulâsadan yaratıldığını ifade ediyor (4); adeta insanın anne rahminde bir nutfeden yaratılması gibi, önce çamurdan ayrılan nutfe mahiyetini almış hulâsa dan halk edilmiş; sonra ruh verilmiş ve böylece Adem yaratılmış oluyor. Fahreddin Razi(5)de tefsir-i kebirinde Hz. Âdem'in topraktan seçilmiş bir hulâsadan yaratılmış olduğunu vurguluyor.

Hz. Âdem'in yaratılışı bugün bilim adamının laboratuarda tekrarlayacağı bir deney gibi gözükmüyor. Bu, muhteşem bir araştırma olarak* karşımızda duruyor. Burada en önemli nokta Adem'in vücudunu teşkil eden topraktaki inorganik elementlerin nasıl organik bir hayat biçimine dönüştüğüdür (6). Bugün bilim bunun cevabını vermiş değildir. Bu muhteşem olayı kör bir tesadüfe bağlıyarak yaradılışı bu şekilde izah etmek kesinlikle mümkün değildir^ Bu konuda Kurân-ı Kerîm Âdem'in ve ondan insan neslinin türemesini öldükten sonra dirilme yada yeryüzünde kuruyan tabiatın tekrar nasıl canlandığına yemyeşil olduğuna dikkatimizi çekerek, topraktan bir canlı yaratmanın bir ölüyü tekrar diriltmekten daha yüksek bir kudret gerektirdiğini bildiriyor:

"Ey insanlar; eğer siz öldükten sonra dirilmek hususunda herhangi bir şüphe içinde iseniz şu muhakkaktır ki biz sizin aslınızı topraktan,sonra onun zürriyetini insan suyundan, sonra pıhtılaşmış bîr kandan, daha sonra da hilkati belli belirsiz bir çiğnem etten yarattık ve bunları size kudretimizi apaçık gösterelim diye yaptık. Siz dileyeceğimîz muayyen bir vakte kadar rahimlerde duruyorsunuz. Sonra sizi çocuk olarak daha sonra da kuvvetinize,yiğitlik çağına ermeniz İçin büyütüyoruz. Kiminiz öldürülüyor, kiminiz de evvelki bilgisinden sonra artık hiçbir şey bilmemek üzere Ömrün en fena devresine doğru gerisin geri itiliyor. Sen yeryüzünü kupkuru ve ölü görürsün. Fakat biz onun üstüne yağmuru indirdiğimiz zaman o harekete gelir, kabarır, her güzel çiftten nice nebat bitirir" (Hac 5) (3).

"De ki yeryüzünde gezip dolaşın da (Allah'ın) hilkate nasıl başladığını görün. Allah yeni bir ahiret hayatını da tekrar yaratacaktır. Çünkü Allah her şeye hakkıyle kadirdir" (Ankebut 20).

Nihayet Kurân-ı Kerim göklerle yeryüzünün, dağların, diğer canlıların yaratılışı hakkında bilgiler veriyor:

"İnkâr edenler görmediler mi ki göklerle yer bitişik halde iken bizim onları birbirinden ayırdığımızı, her canlı şeyi de sudan yarattığımızı o küfür (ve inkâr) edenler görmediler mi? Hâla inanmayacaklar mı onlar?

Yer (yüzün) de onları (insanları) çalkalar diye sabit sabit dağlar yarattık.Aralarında da bol bol yollar yaptık. Biz gökyüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yaptık onlar (münkirler) İse bunun ayetlerinden (Allah1 in varlığına birliğine işaret) yüz çeviricidirler.

O geceyi-gündüzü, güneşi, ayı yaratandır ve bütün bunlar kendi yörüngesi içinde yüzmekte (devretmekte) dîr" (Enbiya 30, 31, 32, 33) (3).

"Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi kanat üstünde,kimi ayağı üstünde yürüyor, kimi de dört (ayağı) üstünde yürüyor" (Nur 45} (3).

Tekrar insanın yaradılışına dönelim. Âdem'den sonra Havva'nın yaradılışı hakkında Kurân-ı Kerîm;

"Ey insanlar sizi bir tek candan (Âdem'den) yaratan, ondan da yine onun zevcesini (Havva'yı) vücuda getiren ve İkisinden de birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbiniz (e karşı gelmek) den sakının" (Nisa 1) (3).

"O, sizi bir candan (Adem’den) yaratan, bundan da (gönlü) kendisine ısınsın diye eşini yaratan o'dur (Allahtır) vaktâ ki o (eşini) örtüp bürüdü (cinsi münasebet) o'da hafif bir yük yüklendi de (gebe oldu) bununla gidip geldi nihayet (gebeliği) ağırlaşınca ikisi de Rablerine şöyle dua ettiler. "Eğer bize düzgün (hilkati tam) bir çocuk verirsen andolsun ki her halde şükredenlerden olacağız" (Araf 189}

"Size nefislerinizden kendilerine ısınmanız için zevceler yaratmış olması, aranızda bir sevgi ve esirgeme yapması
onun ayetlerindendir"(Rum 21).

"Sizi bir kişiden yarattı. O, sonra ondan da eşini meydana getirdi. Sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karnı içinde bir yaradılıştan öbür yaradılışlara (kalb ile) halk edip duruyor....." (Zümer 6).

"....Size hem kendi (cins) inizden eşler hem davarlardan eşler yaptı. Sizi bu suretle (zürriyetlendirip) üretiyor......" (Şûra 11)

Havva, Âdem'den nasıl vücuda gelmiştir? Bu konuda Kurân-ı Kerim'de geniş tafsilat yoktur. Havva Arapça bir kelime olan 'Hayy (canlı)'dan gelmektedir.Canlıdan (Adem'den) yaratıldığı için bu isim verilmiştir.İslâm kaynaklarında Havva'nın yaratılışı hakkında iki görüş vardır (7):

Ekseri ulemanın görüşüne göre Cenab-ı Hak Adem'e bir uyku hali verdi,sonra O'nun sol kaburga kemiklerinin birinden Havva'yı yarattı. Adem uyanınca onu gördü O'na meyletti ve onunla ülfet peyda ederek ısındı. Çünkü o kendinden, bir parçasından yaratılmıştı (7). Bazıları Havva'nın Âdem'in kaburga kemiğinden yaratılmasının İsrailiyyat (ben-i İsrail kitaplarındaki masallar) olduğunu bildirmişlerdir. Bazı hadis-i şeriflerde kadınlar kaburga kemiğine benzetilmiş ya da "kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın; olduğu gibi kabul edersen istifade edersin" şeklinde bir ifade mevcuttur (9,10}.

Araştırıcılar bu hadislerden Havva'nın yaradılışına ait herhangi bir tafsilat çıkarmanın mümkün olmadığını söylerler ve çeşitli mecazi yorumlara müsait olan bu hadislerin esas hedefinin kadınlara karşı yumuşak davranma olduğunu kabul ederler,

Diğer görüş Ebu Müslim Isfahanî'ye aittir. İsfahanı, Havva'nın yaratılmasından bahseden ayetten maksat onun Âdem'in cinsinden olmasıdır. Allah "size kendinizden eşler yaratmıştır", "kendinizden peygamberler göndermiştir" buyruğunda olduğu gibi kaburgadan değil, Âdem gibi Havva da topraktan yaratılmıştır diyor(7).

Kaldı ki birinci görüş daha kuvvetlidir. Zira "sizi bir tek nefisten yarattı" ayeti bu görüşü takviye ediyor; eğer Havva da topraktan yaratılmış olsaydı bu halde sizi iki nefisten yarattık buyurulması gerekirdi. Bazıları da ayetteki "min"den bir gayenin başlangıcı anlamındadır, Yaratılış , Âdem ile başlamış ve Âdem topraktan yaratıldığına göre Havva'da topraktan yaratılmış olabilir denilmektedir(7).

İnsanın yaradılışı hakkındaki ayetlerin İzahı bu şekildedir. Kurân-ı Kerim'e göre insanın insan olarak yaratıldığı anlaşılıyor. Ama son günlerde Darvin'in aksine yukarıda bahsedildiği gibi Fransız L’express gazetesinde Allan Wilson bilimsel araştırmalara dayanarak yepyeni bir hipotez ortaya attı. Ona göre Havva'nın zenci olduğu, maymunun insandan türediğini iddia etti. Bazı Türk gazeteleri ise Kurân-ı Kerim'de ki "biz onlara (Yahudilere) hor ve hakir maymunlar ve domuzlar olun dedik" (Bakara 65, Maide 60, A'raf 166) mealindeki ayetler İle insandan maymunun türemesi arasında bir irtibat kurmak eyilimi gösterdiler. Halbuki bu ayetler sapıtmış Yahudi kavmine ilâhi bir ceza ile helak olma anlamında tefsir edilmiştir. Ayrıca Kurân-ı Kerim'de münkirler hakkında "hayvandan aşağı" (Araf 179) müminler hakkında ise "yaratılmışların bir çoğundan üstün kılınmış" (İsrâ 70) gibi ifadeler dikkati çekmektedir.

İnsanın ana rahminde halk oluşu Kurân-ı Kerim'de şu şekilde İfade edilmektedir:
"İnsanın üzerine uzun devirden öyle bir zaman gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi.

Hakikat biz insanı birbiriyle karışık (erkek ve kadın suları ile) bir damla sudan yarattık" (Dehr1,2).

"Sonra onu (insan) sarp ve metin bir karargâhda (rahimde) bir nutfe yaptık" (Mü'minun 13).

"Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik derken o kan pıhtısını bir çiğnem et yaptık, O bir çiğnem eti de kemik (ler)'e kalb ettik de o kemiklere de et giydirdik. Bilahare onu başka yaratılışa inşa ettik. Suret yapanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir" (Mü’minun 14).

"Ki O sizi bir topraktan, sonra bir meniden sonra bir kan pıhtısından yaratıp sonra bebek olarak çıkaran sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz için, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaratandır" (Mümin 6,7).

"Ey insanlar biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık, sizi birbirinizle tanışasınız diye büyük cemiyetlere ve kabilelere ayırdık" (Hucurat 13)

"Hakikaten meniden (rahme) döküldüğü zaman erkek ve dişi iki çifti o yarattı"(Necm 45-46)

"Döl yataklarında size nasıl dilerse öyle kılık veren odur,.." (Âli İmran 6)
"İnsanı bir damla sudan yarattı" (Nahl 4).
"O sizi yer (yüzün) de yaratıp türetendir" (Mü'minun 79)
"And olsun sizi (evvela) yarattık sonra size suret verdik" (Araf 11)
"O sudan bir beşer yaratıp da onu soy sop yapandır" (Furkan 54)
"İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmedi mi" (Yasin 77)
"Halbuki o sizi hakikat türlü türlü tavırlar (haller) le yaratmıştır" (Nuh 14)
"Biz sizi hakir bir sudan yaratmadık mı?

Onu sağlam bir yerde tutup da, Malûm bir vakte kadar" (Mürselat20,21,22)

"O (döl yatağına) dökülen meniden bir damla su değilmiydi?
Sonra o (meni) bir kan pıhtısı olmuş derken insan biçimine koyup yaratmış düzenlemiştir.
Hülâsa ondan erkek, dişi iki sınıf çıkarmıştır" (Kıyame 37,38,39)
"O sizi bîr tek candan yaratandır" (Enam 98)

"Onu (yaratan) hangi şeyden yarattı,
Bir damla sudan yarattı da onu biçimine koydu.
Sonra onun yolunu kolaylaştırdı" (Abese 18,19,20)

"Biz hakikat insanı en güzel bir biçimde yarattık" (Tin 4)
"Yaratan Rabbinin adı ile oku.
O insanı bir kan pıhtısından yarattı. (Alak 1,2) (3).

Kurân-ı Kerim'de anne rahminde ceninin teşekkülünü ifade eden bu ayetler adeta embriyolojik gelişimin bir tasviri gibidir. Bu konuda Kanada Toronto Üniversitesi Anatomi Profesörü Keith Moore (11)'un en son teknik metotlarla tesbit ettiği anne rahminde ceninin teşekkülü ve gelişme safhaları ile Kuran ayetleri ve hadis-i şeriflerle mukayeseli araştırması yukarıda zikrettiğimiz Kuran ayetleri ile İslâm Peygamberinin hadislerinin bilimsel bir ispatı mahiyetindedir

Hz.İsa'nın anne rahminde yaratılması daha değişiktir. Bu konuda Kurân-ı Kerim:

"Muhakkak ki İsa'nın hali de (yani babasız dünyaya gelişi de) Allah indinde Adem'in hali gibidir. (Allah) onu (Adem'i) topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da (can gelip) oluverdi, (Ali İmran 59).

"Irzını (bir kal'a gibi) koruyan o kızı da (yâd et) ki biz ona ruhumuzdan üflemiş kendisimde oğlunu da âlemlere rahmet kılmıştık" (Enbiya 71)

"Ey Meryem Allah kendinden bir kelimeyi sana müjdeliyor. Adı İsa (lakabı) Mesih sıfatı Meryem oğludur" (Ali İmran 45).

"O, benim nasıl bir oğlum olacakmış dedi (evlenip de) bana bir beşer dokunmâmıştır, ben bir iffetsiz de değilim" (Meryem 20).

"Meryem dedi ki" ey Rabbîm bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olabilir. Allah (dedi) Öyle fakat Allah ne dilerse yaratır. Bir işe hükmedince ancak "ol" der. O da oluverir" (Ali İmran 47) (3).

Hz. İsa'nın yaradılışı hakkındaki bu ayetler tabiatta bazı örneklerini gördüğümüz sadece döllenmemiş dişi yumurta hücresinden bir canlının meydana geliş biçimini düşündürmektedir.

Böylece hiçbir zaman bilimin laboratuvarına sığmayacak kadar muazzam ve tekrarı mümkün olmayan Kurân-ı Kerim'e göre İnsanın yaradılışı olayını ana hatları ile bildirmiş bulunuyoruz. Gerçekten daha evvel cereyan etmiş Âdem'in yaradılışı bilim adamı için meçhuldür. Ama gene Kurân-ı Kerim'de ayrıntıları ile bildirildiği şekilde her gün tekerrür etmekte olan anne rahmindeki yaradılış olayını hepimiz her gün hayranlık hatta şaşkınlıkla İzliyoruz. Evet eskilerin "Sünnetullah" adını verdikleri ilâhi kanunlar hükmünü icra ediyor. Fakat insan yeryüzünde Allah'ın halifesi (vekili), Allah'ın sıfatlarından hepsini zerreler halinde taşıyan bir nüsha-ı kûbrâ, yaratılmışların en şereflisi (eşref-i mahlûkat) ve tüm yaratılmışların kendisi için yaratılmış olduğunu unutmuş görünüyor. İnsanoğlu bunu bilebilse. Kurân-ı Kerim bilmemekte ısrar edenleri "çok zulûmkâr ve câhil" olarak vasıflandırıyor (Ahzab 72). Ama bilimin laboratuvarına sığmayanı kalblerine sığdıranlar, bazılarının varsayım olarak bile kabul etmediklerini bilimsel muta (veri) den daha değerli kabul ederler. Çünkü onlar gene Kurân-ı Kerim'in "siz düşünmez misiniz" "siz akıl etmez misiniz" gibi ilme ve araştırmaya teşvik edici emirleri yanında; (zaten) size az bir ilimden başkası verilmemiştir" İfadesi ile de bilgilerinin sınırlı olduğunu bilirler ve yüce Allah'a iman ederler.

Sözümü Keith Moore'un şu ifadesi ile noktalamak istiyorum:

"Ayet ve hadislerin ilmi gelişmeler konusundaki açıklamalarını bilgimin artması ile daha iyi değerlendireceğimi hissediyorum. Din ile ilim arasında yıllar boyu bırakılan mesafenin Kuran ve hadislerin

ışığı altında kapatılacağına inanıyorum".

21
ally 05/04 2008, 02:46 Say:[Reply]

gerçek diyen de okuduğundan gerçek demiyor akıl var mantık var sudan çıkan balık kaç dakka yaşar darwinistlere göre yaşamayı bırak bi de mutasyon geçiriyor.... saçmalık...

22
freak 05/16 2008, 15:37 Say:[Reply]

darwin'in eski insanlara ait olduğunu

23
ben akil ve bilime inanirm 05/20 2008, 05:46 Say:[Reply]

ben sizin gibi internette yok kım kımınle cıkıyo yok msn takılmıyom..ben akıl ve bılıme ınanan ve her seyden once akıl ve bılımı savunan bır ınsanım..siz adem ve havvaya inananlar bunların cocukları bırbırlerıyle evlenıyor pekı nasıl oluyorda onların cocukarı özurlu dogmuyor.. bugun ablanız yada kız kardesınızle evlendıgınızde cocugun ozurlu dogması 100 de %100 ise bunların cocukları nası ozurlu dogmuyo..bana sorarsanız allah bır ıhtıyac sonucu ortaya atılmıstır. ınlarlar bır seylerı acıklayamamıs ve bu yuzdende bır buyuk yaratanın olduguna ınanmıstır.ornek bır ot bu ot nerde dunyada dunyayı kim yaratmıs evren evrenı kım yaratmıs..işte burta tıkanıyoruz ınsanlar bunu acıklayamıyor onun ıcın allah dıye bır kavram olusturulmustur.Ama canım bılım adamları bunları acıklayabılmek ıcın adam hayatını adıyo bır ımam ordan cıkıyo bu kuranı kerımde var sen boku bokuna arastırma yapmıssın dıyolar.Sız bu bılım adamının yerınde olsanız ne yapardınız adam deney gozleme dayanarak bır fıkır soluyo ordan bır ımam bır cumleye bakarak gerceklerı soledıgıne ınanıyor bole bır dusunce olamazzzzzzzzz..Simdi gelelim darwin teorisine benım gorusum su.Ben 15 yasındayım gecen sene fen dersınde populasyon ve mutasyonu ısledık orda hocamız oyle bır ornek verdıkı cok guzel eskıden zurafaların boyunları kısaymıs bunu fosıllerden anlıyoruzz..sonra yasadıkları cevrede bır bıtkı kurunu yerlermıs bu bıtkı turunun koklerı govdesı dıkenlıymıs zurafalar bunu yıyemedıklerı ıcın mutasyana ugramıslardır yanı dogaya uyum saglamıslardır.ve boyunları uzamıstır bu bır senede olcak ıs deıl.bınlerce yılda olan sey bunlar.ınsanlarda maymun veya baska bır hayvandan evrım gecırebılırız.. bir ornek daha verıyım atların atası kedı boyunda uc tırnaklı bır hayvandı..evrestı bugunku at seklını aldı nerden nereye ıste canlılar kendılerını evrımlestıre bılırler.bıze en yakın canlı maymunlardır gerek fızıksel gorunuz gerekse beyın ve ıc organları bakımından.Sımdı sıze sunu gonderıyorum ve bunu dıkkatlıce okuyunnn!!!

Tarihi geriye sararsak, özellikle on beşinci yüzyıldan on sekizinci yüzyılın sonuna kadar, çok az sayıda bilimsel araştırma gerçekleştirildiğini görüyoruz. Ama, on dokuzuncu yüzyıl, bilim alanında altınçağı açtı. Bu devrede, doğa bilimcilerin çoğu, gezilere dayanarak çalışmalarını sürdürdüler. Genç bir bilim adamı olan Darwin de Evrim Kuramının temel taşlarını bu şekilde yerleştirmeye başladı.

Charles Darwin, 1809 yılında İngiltere’de doğdu. Babası onu on altı yaşında Edinburgh Üniversitesine gönderdi. Burada başladığı tıp ve daha sonra devam ettiği hukuk öğrenimini gereksiz bularak yarıda kesti. Ardından Cambridge Üniversitesine bağlı bir kolejde teoloji (dini bilimler) öğrenimi gördü. Fakat aklı, bilim çevresindeydi. O arada tanıştığı Botanikçi John Henslow’un önerisiyle, İngiliz Deniz Kuvvetleri için, dünya çevresinde harita yapmakla görevlendirilen gemiyle beş sene sürecek bir geziye çıkmaya karar verdi. Gemi,1831 yılında denize açıldı.

Gezi sırasında fosiller topladı, jeolojik katmanları inceledi, sayısız gözlemler yaptı. Arjantin’in Paspas denilen bölgelerinde soyu tükenmiş birçok hayvan nesli buldu. Jeolojik katmanların bünyesindeki fosillerin değişimini dikkatle izledi ve hayvan türlerinin değişik ortamlara yaptıkları uyumları saptadı.

Onun, canlıların yavaş yavaş değişmesine ilişkin düşüncesi, kendisi gibi bir bilim adamı olan ALFRED RUSSEL WALLACE’nin teorisine uygun düşmüştü.Ortak görüşleri şöyleydi: “Bütün canlılar bulundukları ortamdaki sayılarını muhafaza edecek matematiksel düzeylerin üzerinde üreme eğilimindedir. Doğal koşulların sabit kalabilmesi, yani ‘denge unsuru’nun oluşturulabilmesi için fazlalık, elimine edilir. Canlı populasyonların(1) hepsi mutasyon gösterir.”

Büyük baskılar sonunda, Wallace ile birlikte görüşlerinin yayımlanmasını kabul etti. Kısaltılmış adıyla “Origin Of Species” (Türlerin Kökeni) isimli bu kitap, ilk günde tüketildi.

Çalışmalarına aralıksız devam etti. İnsanın evrimi ile ilgili düşünceleri “Descent of man selection in relation sex” (İnsanın oluşumu ve Eşeye bağlı seçilim) adlı eseriyle yayımlandı. Darwin bu teorisinde, önceki inançlarda, özellikle mistisizm alanında benimsenen kalıpçı ve tamamen hayal mahsulü olan “Özel yaradılış”düşüncesini reddediyor, diğer memelilerin fizyolojik yapılarında olduğu gibi varoluşun evrimsel yasalara bağlı olduğunu savunuyordu.

Yerleşik inanış ve önyargıların aksine, Evrim Modeli, maden, nebat, hayvan ve insan dizilimiyle oluşmuştu. Çünkü, gerek jeoloji(2) ve paleontolojide(3) gerek embriyoloji(4) ya da karşılaştırmalı anatomide(5) birçok aşamada görüldüğü gibi, bir anda yaratılmanın olanaksızlığı ortaya konmuştu. Darwin,tepki almamak için “Tanrısal yaratılış”ile ilgili düşüncelerini kitabının son kısımlarına monte etti.

Zira ; insanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri uygulanmakta olan eğitim yöntemleri, katı mistik inançların etkisi, ayrıca insanın kalıtsal yapısı, yeniliklere kapalı ve itirazcı olunmasına yol açmıştır. Günümüzde bile, gelişen bilim ve teknolojinin birtakım varsayımları devre dışı bırakmasına karşın,Evrim Kuramına tepkiler devam etmektedir.

Oysa mistisizm, gerçek yönüyle insan ismiyle işaret edilen ‘hücresel beden’ sahibi varlığın, insansı adıyla anıldığını, ona kendinden özellikler yükleyerek bir anlamda mutasyon oluşturduğunu haber veriyordu...

Bize göre Darwin’in tek eksikliği, Lamarck’ın “Organizmanın kendinde ve davranışlarındaki değişimler, çevredeki değişikliklerin sonucudur” görüşüne karşı, “Dış dünyanın işlemekte olan kendi yasaları ve kendi mekanizmaları vardır” derken, birimlerin hücre genetiğinde oluşan mutasyonda ve çevresel faktörlerin değişiminde Astrolojik tesirlerin varlığını hissetmemiş olmasıdır.

Düşünen beyinler arasında pek az bilim adamı Charles DARWIN kadar tepki çekmiştir. Yaşadığı dönemde, “Maymunla akrabalık bağın annen tarafından mı, baban tarafından mı?” diye alaya alınmıştı.

Ama, Newton yerçekimi ilkesiyle, devinim yasalarında nasıl yerini almışsa, Darwin de, insanın, ottan çiçeğe, amipten maymuna uzanan, organik dünyanın bir parçası olduğunu göstermiştir.

Onun fikirleri “Evrim Teorisi” adı altında, Tanrı’nın varlığına yer vermemekte, bir bakıma Mutlak Yaratıcı Gücün, varlığın özünde olduğunu kanıtlamaktadır.

Bugün insanlık alemi saygıyla önünde eğiliyor.
Aslında hep böyle olmuştur.

Araştırmaları, atılımcı görüşleri, sentezleri ile Darwin mükemmele yaklaşmıştır..

Kaynakça
Prof.Dr.Ali Demirsoy; Yaşamın Temel Kuralları
Mini Sözlük
(1) Populasyon : Topluluk
(2) Jeoloji : Yer bilimi
(3) Paleontoloji : Jeolojik devirlerde, yeryüzünde
yaşamış varlıkları inceleyen bilim dalı
(4) Embriyoloji : Döllenmiş yumurtanın
gelişim evrelerini inceleyen bilim dalı
(5) Anatomi : İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını,
organların birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim

DIKKATLICE okuyun sızede ne kadar mantıklı geldı oyle deılmı??Ama ben asla allaha ınanan dındar ınsanlara karsı deılım ben ınsanları ınsan oldukları ve canlılarıda canlı oldukları ıcın sewıyorum herkese ıyı gunler..

24
ben akil ve bilime inanirm 05/20 2008, 05:54 Say:[Reply]

birde arastırdım su ornegı vermek ıstıyorum tum cesıt maymunları bir klavye onune oturtursak bu maymunların bır tanesı "ben bır maymunum" yazabılır.buda maymunların evrımlese bıldıklerını gosterır.Siz zannetmeyın evrim hala durdu suan su gun bıle evrım yavas yavas ıslıyor.Sunu burada paylasmak ıstıyorrum..hız bır tarıhı eserlerın oldugu turıstlık bır yere gıttınızmı?ORada buyuk yapılar var..Orada oyle buyuk kapılar varki kamyon bıle girer.Sizce bu kadar buyuk kapıyı yapmalari niye..Ve buyuk saray koltukları..BEnce bunlar bınlerce yıl once ınsanlar okar buyuktukı boyle kapı yapmaları gerektı..ve Gunumuze kadar bugunku ınsan seklını aldılar..

25
isimsiz 08/28 2008, 08:26 Say:[Reply]

cok guzel olmus ellerinize saglık.darwin die dangalak bi adamın lafına artistlik olsun die inanıosunuz ya.kur'anda yazmıo mu.yazıyo ama isinize gelmiyo.Allah t

26
Bilgeyolundakisıradankişi 09/06 2008, 14:56 Say:[Reply]

Evrim teorisini Darwinle özleştirmek yanlıştır.Evrim teorisini kabullenmek istemeyenler inandıkları dinin bir teorinin ispatlanmasından sonra çökeceğine inanan aptallardır. Ayrıca Tanrı'nın insanı aniden dünyaya yerleştiriğini düşünmek oldukça saçmadır ve bu düşünce tarzı Tanrı'nın sonsuz bilgeliğini sınırlandırır Kader sadece geleceği hesaplayamayan insanlar ve diğer canlılar için geçerlidir. Yani Tanrı insanı dünyaya evrenin başlatmadan önce bilgelik ile yerleştirmişti devam etmekte olan bir zamanın ortasına bırakmamıştı.
Tolstoy'un dediği gibi Hayat bir bütündür.

Ayrıca bilim tarafsız kalmak zorundadır. Ateistler ile Din yanlılarının bilimi bir silah olarak kullanmaları bilimin ilerlemesini durduruyor.

27
rustembay 09/19 2008, 10:31 Say:[Reply]

la sizi gidi hayvanlar sizi. darwin bile kendi teorisinden geçmiş ALLAHIN andavalları siz hala neyi savunuyorsunuz. evrimmiş bilmem neymiş. yav insanlar sırf ateistliklerine ve inançsızlıklarına kılıf aramak için bu teoriye sarılıyorlar. ALLAH RAZI OLSUN HARUN YAHYA dan ki onların gerçek yüzlerini ve sahtekarlıklarını yüzlerine vuruyor da ondan herhalde adamla sürekli uğraşıyorlarHA AYRICA DARWİNCİLER BASSSSSSIIIYYYMM SİZE

28
polat6372 09/19 2008, 15:19 Say:[Reply]

ALLAH BİZİ DİĞER CANLILARDAN ÜSTÜN KILMIŞ NU DARWİN SALAĞI VE ONA İNANAN BİR ÇOK SALAK DAHA DOĞRUSU BEYİNSİZLER ÖBÜR DÜNYADA HESAP VERİRKEN KEŞKE BUNU YAPMASAYDIK DİYECEKLER AMA ÇOK GEÇ OLACA K ONLAR CEHHENNEMİN KIZGIN ATEŞİNDE AZAP GÖRECEK KAFİRLERDİR BEN KİMSE VE HİÇBİR MÜSLÜMAN BUNLARA İNANMASI ZATEN ONLARI TAKAN YOK

29
serkech 10/02 2008, 18:55 Say:[Reply]

darwınınde o salaga ınananında aklına

30
rustembay 10/05 2008, 04:22 Say:[Reply]

ya hala neyin kavgasını veriyorsunuz. BİR ALLAH'a inanmak var bir inanmamak var.. hayvan teorisine inanıyorsan ALLAH tan şüphen var demektir. hem ben bu saçma teoriye inanıyorum hemde ALLAHa inanıyorum olmaz. birbirine tezat şeyler bunlar. arkadşlar hayvanlarla muhatap olmanın bir anlamı yok neden kendinizi bu kadar paralıyorsunuz ki..darwinciyim diyenler kısacası ben hayvanım diyor . sırf bilime inanıyorum demek için saçma sapan teorilere inanmak ancak hayvanlara yakışır.. DARWİNCİLER . BİR ÖNCEKİ NOTTA YAZDIĞIM GİBİ AYNEN BASSSSSSSSIYIM SİZE . ALLAHIN GERİ ZEKALILARI HALA HANGİ KAFADASINIZ. BRE HAYVANLAR

31
deiwid johnson 10/13 2008, 07:46 Say:[Reply]

ben ameriqa dan deiwid ben müslümann ve insanlar adem havvadan gelirr.
bisey soracam bu ateistlere
maymun iskeleti goruldu
gelişmiş insan iskeleti de goruldu
peki ya ortada kalan evrim gecirmis canlılar goruldumu onlar gorulseydi bizim soyumuzun maymunlardan oldugu ispatlanırdı ama oyle bisey yooqqqq

Add comment

Şimdiye kadar toplam 821 konuya 6111 yorum yapılmış...